Bugünkü Assos

 

Assos, seksenli yılların başında, toprak yol ile ulaşılan, limanında birkaç işletmenin ayakta kalmasını sağlayacak kadar yabancı turistin geldiği, hayvancılık ve zeytincilik yapılan, sıradan Ege kıyı köylerinden biriydi. Yerli turistlerin pek fazla bilmediği veya rağbet göstermediği bir kıyı kasabasıydı. Köydeki pek çok yapı, ören yerinin düzgün taşları kullanılarak yapılmıştır. Maalesef antik kent, hem yerel hem de çevre yerleşimler için bir taş ocağı olma işlevini uzun süre sürdürmüştür (yine de çok büyük bir tahribatın olmadığını belirtmeliyiz). Anlaşılan o ki, antik çağların ünlü “Assos Taşı” yüzyıllar sonra bile rağbet görmektedir.

Assos taşının gördüğü ilgi ile ilintili, Kılark'ın da hüzünlü bir anısı var. Kılark, yaşamının son döneminde, Assos'u bir kez daha ziyaret eder. Assos'a geldiğinde, bir bölük askerin antik kentten limana taş indirdiğine ve gemilere yüklediklerine şahit olur. Askerlerin başındaki subaya taşların nereye götürüldüğünü sorar. Taşlar İstanbul'a gitmektedir. Kılark, askere ricada bulunduğunu, ayakta kalmış yapılardan taş sökmemelerini, onların daha sonra restorasyon için kullanılabileceğini söylediğini anlatır.*

Assos, diğer adı ile Behramkale, kentsel, doğal ve tarihi sit alanı ilan edilmiştir. Üç ayrı koruma ölçütünün kapsamı içine giren ender yerlerden biridir. Doğal güzellikler, tarihi değere sahip yapı ve alanlar, koruma kapsamına alınmıştır. Yeni ve hatalı yapılaşmanın önüne geçilmiştir. Günümüz Assos (Behramkale) sınırları içerisinde, Serdaroğlu'nun katkıları ile belirlenen koruma ilkeleri doğrultusunda, yapıların cephelerinde taş ve ahşap kullanımı zorunludur. Böylelikle yerel mimari dokunun muhafaza edilerek sürdürülmesi sağlanmıştır. Bu olumlu gelişmelerin temelinde, seksenlerin başında başlatılan kazı ve onarım çalışmaları önemli bir yer tutar.

Bununla birlikte günümüz Behramkale Köyü’nün ve üzerinde olduğu antik kentin çeşitli şekillerde korunuyor olması, her önlemin alındığı ve tarihi dokunun tamamen güvende olduğu izlenimi yaratmamalıdır. Behramkale Köyü’nde yaşayanların nüfus artışı nedeniyle yeni konutlara gereksinimi olmaktadır. Bu nedenle Köy’ün hemen aşağı tarafında “Yeni Mahalle” adı verilen şimdilik sınırlı bir konut alanı, Behramköy sakinlerine tahsis edilmiştir. Burada yapılacak yapılara belli sınırlamalar (kat yüksekliği vs.) getirilmiş olsa da uygulamada son derece kötü örnekler ortaya çıkmıştır. Tarihi dokunun bu kadar yakınında gelişen yeni yapılaşmanın, estetik açıdan ve mimari uyum ile ilgili olarak yeterli niteliğe sahip olmadığı görülmektedir. Yeni koşul ve ihtiyaçları hesaba katarak, yeni yapılan ve yapılacak olan evlerin Assos’un geleneksel mimarisine ve dokusuna uygun gerçekleştirilmesi önemli bir husustur. Sadece evlerin mimarisi değil bu alandaki çevre düzenlemesi de belli estetik ölçütlere göre biçimlendirilmelidir.

Bir tarihi dokunun korunması ile ilgili izlenecek yolun, çöldeki bir çiçeği çevreleyip yaşatmaya çalışmak gibi olamayacağı artık anlaşılmalıdır. Bu tarz koruma yöntemlerinin eskide kaldığı ve yeterli olmadığı açıktır. Tarihi doku dediğimiz kavramın kolayca sınırları belirlenebilen bir yapısı yoktur. Ayrıca, tarihi doku mefhumunun çevresiyle olan ilişkisi, etkileşimi ve beraberliği göz ardı edilemez. Dolayısıyla “yalnızca” çerçevesi çizilmiş bir tarihi dokunun korunması söz konusu değildir; hatta daha açık belirtmek gerekir ise burada muhafaza edilmesi gerekli öncelikli alan tarihi dokunun “çevresi” olmalıdır. Bu noktada “koruma” (muhafaza) kavramından kastımız mevcut olanın sürdürülmesi değil, “iyileştirilmesi” olarak algılanmalıdır. Çevresi olmadan, tarihi dokunun yoğunlaştığı bölgeyi geleceğe taşımak mümkün olmayacaktır.

Bu nedenle doğal ve tarihi sit alanı olan Assos’un korunması ancak çevresiyle beraber olabilir. Bu bölgeden geçen ulaşım yollarının iyileştirilmesi ve turizmin artması ile birlikte yerleşim ve yapılaşma sorunları hızlı bir şekilde artmaktadır. Daha geç olmadan özellikle Behramkale Köyü’nün yeni imar sahasından başlanarak kuzey ve güney kıyı şeridi boyunca bütünlük sağlayacak, mimari açıdan ortak bir dokunun oluşturulması yönünde adımlar atılmalıdır.